“İnsan bazen önündeki engellere takılmaz; ardında yarım bıraktıklarının ağırlığından yol alamaz.”
H. Kaya
Bir hedefe ulaşmak için ne yapmamız gerektiğini çoğu zaman biliriz. Bir dil öğrenmek istiyorsak çalışmamız, yeni bir beceri edinmek istiyorsak düzenli olarak alıştırma yapmamız, hayatımızda bir şeyi değiştirmek istiyorsak ilk adımı atmamız gerekir. Yine de bazı hedefler yıllarca aynı yerde durur. Biz de onları unutmayız; yalnızca “uygun bir zaman” gelene kadar erteleriz.
Bu hâli anlamak için bazen evde uzun zamandır açmadığımız bir dolaba bakmak yeterli. İçeride yerini değiştire değiştire sakladığımız eşyalar vardır. Bazısını kullanmayacağımızı biliriz ama atmaya kıyamayız. Bazısı bir işin yarım kaldığını hatırlatır: Tamir edilecek, okunacak, birine verilecek… Dolabı düzenlemek için üç saat ayırdığımızda vaktimizin önemli bir kısmı temizliğe değil, karar vermeye gider.
Hedeflerimizle aramızda da böyle kararlar birikir. Neye öncelik vereceğimize karar veremeyiz. Bir işi bitirmeden ötekine başlarız. Sonucun istediğimiz gibi olmayacağından korktuğumuz için son adımı erteleriz. Zaman geçtikçe yarım bıraktığımız işler çoğalır; hangisine döneceğimizi seçmek daha da zorlaşır.
Bazen de her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışırız. Dolabı boşaltmışken bütün evi toplamaya kalkar, akşama doğru yorgun ve hevesi kaçmış hâlde kalırız. Oysa bir rafı bitirmek, ertesi gün devam edebileceğimiz bir yer açar. Büyük hedeflerde de küçük bir işi tamamlamanın değeri budur. Önümüzdeki yolun tamamını düşününce başlamak güçleşir; bugün atacağımız adımı belirlediğimizde ise yol biraz daha görünür olur.
Elbette bir hedefe ulaşamayan herkes yeterince çabalamamış değildir. İnsanın zamanı, sağlığı, imkânları ve taşıdığı yükler vardır. Bunları görmeden yalnızca disiplin öğütlemek haksızlık olur. Ama koşullarımızın elverdiği yerde kendi kendimize dürüstçe sorabiliriz: Ben gerçekten ilerlemek istediğim işi mi yapıyorum, yoksa onun çevresindeki daha kolay işlerle mi oyalanıyorum?
Bir hedef bazen görkemli bir başlangıç beklerken uzaklaşır bizden. Ona yaklaşmak içinse çoğu zaman gösterişsiz bir karar yeterlidir: Bugün ne yapacağımızı seçmek, yapmayacaklarımızı bir kenara koymak ve başladığımız küçük işi bitirmek.
Yarın önümüzde hâlâ uzun bir yol olabilir. Fakat artık nerede durduğumuzu biliriz. İnsanın yoluna devam etmesini sağlayan şey de bazen tam olarak budur.